Viral İçerik Yaratmanın İpuçları

Her modern pazarlamacının hayali kolaylıkla yayılabilen pazarlama kampanyaları yaratabilmektir. Bu hayali gerçeğe dönüştürebilmek ise, bambaşka bir iştir. Ama endişelenmeyin, bunun kolaylıkla uygulayabileceğiniz bir formülü var. Viral içerik yaratmak için 6 ipucunu bu yazıyı okumaya devam edip uzmanından öğrenebilirsiniz!

Viral içerik uzmanı Jonah Berger, Wharton School’da bir pazarlama profesörü olup, aynı zamanda ‘Contagious-Why Things Catch On’ kitabıyla da en çok satanlar listelerine girmiştir. Jonah Berger viral içerik yaratmak konusunda bu konu ile ilgilenen diğer kişilerden daha fazla bilgiye sahip bir uzman olup, tecrübelerini ve bilgi birikimini bu başarılı kitap aracılığıyla okuyucularla paylaşmıştır. Berger’in başarılı araştırmalarına dayanarak hazırlanan bu makalede okuyucuya, viral/hızla yayılabilen içerik yaratmakla ilgili farklı bakış açıları sunulmaktadır.

 

İçeriğin İnternette Yayılması için Neler Yapılmalı?

İnsanlar –pek çok insan- paylaşmayı sevdiği için viral içerikler kolaylıkla yayılma ortamı bulabilmektedir. Bu makalede açıklanacağı üzere insanların paylaşma isteğinin belirli sebepleri vardır.

Pazarlamacılar bu konuda ne yapmaları gerektiğini bildiklerini düşünürler, ancak şunu da bilmeleri gerekir ki bu kitap onlarca yıllık araştırmalar ve tecrübelere dayanılarak hazırlanmıştır. İçtenlikle söyleyebiliriz ki bu çalışma yayınlanmış olan kaynaklar içinde bulabileceğinizin en iyisi! Yani siz neden, herkes mışıl mışıl uyurken düşüncelerinizi adeta bir gece gibi kısa bir sürede yaymak avantajını kullanmayasınız?

 

1 Sosyal Geçerlilik

Biz paylaşımlarımızı, bizi iyi göstermesi için yaparız. Kendinize sormanız gereken soru: Ürününüz ya da şirketiniz hakkında paylaşımda bulunmak, paylaşanların kendilerini iyi ve etkileyici göstermelerini sağlıyor mu? Eğer insanların sizin mesajlarınızı paylaşmasını istiyorsanız, içeriğinizin haber niteliği taşıyan, özgün ya da etkileyici olmasına dikkat etmeniz gerekir. Ya da paylaşan kişilere özel ve ayrıcalıklı bilgiler vererek sizden/içinizden biriymiş gibi hissetmelerini sağlamalısınız.

Berger’e göre; insanlar yaratacakları izlenime oldukça önem verirler, bu yüzden siz de ürünlerinizi ya da mesajınızı insanları etkileyecek ve onlarda iyi izlenim bırakacak şekilde sunmalısınız.

Aslında söylendiği kadar basit; bu durum birazdan bahsedeceğimiz örnekte olduğu gibi; hiçbir maliyet yaratmadan satışları hızlı bir şekilde yükseltebilme imkânı yaratacaktır. “Will it blend?”, Blendtec markasının Youtube’da paylaştığı ve markanın blender ürünlerini tanıtmak için kullandığı kısa videolar şeklinde hazırlanmış reklam filmleri kullanılarak oluşturulmuş pazarlama kampanyasının sloganıdır. Bu kampanya 2006 yılında, ‘Bilyeleri, bir blenderın içinde hayal edebilir misiniz?’ cümlesi ile ortaya çıkmış, bir çantada bulunan 50 tane bilyenin bir blenderın içine konulması ile başlamıştır. Bu video kısa sürede çok büyük bir etki yapıp başarı yakalamış, 6 milyondan fazla kişi tarafından izlenmiştir.

Asıl blenderın içinde bir Iphone’u parçaladıklarında ulaştıkları kitle 12 milyon kişiden daha fazla olmuştur. Bu örnek bize gösteriyor ki; tanıttığınız ürün her ne kadar alışılagelmiş ve günlük hayatın bir parçası bile olsa, eğlenceli ve ilginç bir şekilde sunulduğu takdirde, insanların etkilenip paylaşması için istek duyması sağlanmış olur.

 

2 Tetikleyiciler

Aklın ucundaki, dilin de ucundadır. İnsanlar akıllarındakileri dillendirirler, bu yüzden insanların ürününüz hakkında konuşmasını sağlamak istiyorsanız ürününüz ile insanların sık sık düşündükleri ve kafalarında yer alan düşünceler arasında bağlantı kurabilmeyi başarmalısınız.

Hangi küçük dokunuşlarla insanların ürününüz hakkında konuşmasını sağlayabilirsiniz? Berger’in dediğine göre; insanlar her şeyden daha çok, kafalarında yer alan şeylerle ilgili konuşma eğilimindedirler. Ancak bundan bir adım ötesi de, insan beyninin ilişkilendirme konusundaki eğilimidir. İnsanlar bir algıyı ya da düşünceyi bir başka düşünce ya da olgu ile ilişkilendirirler.

Biz ‘araba’ dediğimizde, sizin kafanızda son model bir ‘BMW’ canlanabilir. Sabah uyandığınız anda ilk düşündüğünüz şey, bir fincan kahve içmek olabilir. Bu örnekler aslında, ürününüz ile insanların sıklıkla düşündüğü şeyler arasına ilişkilendirilmelerine yardımcı olacak bazı tetikleyici bağlantılar koyarak kazancınızı nasıl ikiye katlayabileceğinizi göstermektedir. İnsanlar tetikleyiciniz hakkında ne kadar düşünürlerse o kadar iyidir.

‘Kit Kat’ gofretli çikolata markasının 2007 yılında yürüttüğü kampanyası da ürünü ile kahve arasında bağlantı kurmak üzerine kurulmuştur. Pek çok insan küçük molalarını kahve ile ilişkilendirir. Bu kampanyanın başarılı ve geniş bir kitlede etkili olabilme sebebi ise pek çok insanın molaları ile kahveyi, kahve ile Kit Kat’ı ilişkilendirmelerini sağlayacak bağlantıyı iyi kurmaları, hatta insanların kahve içerken Kit Kat istemeleri noktasına kadar gelmelerini sağlamalarıdır.

 

3 Duygular

Umursadığımız şeyleri paylaşırız. İnsanların hareketlerini etkileyen de duygulardır. Duygularımız bizi güldürür, sesimizi yükselttirir, ağlatır, konuşturur, paylaştırır ve satın aldırır, insanlar keyif almak ve bazı duyguları hissetmek isterler. Peki, ürününüz ile bir duyguyu çağrıştırabilmek nasıl mümkün olacaktır?

Bazı duygular insanları harekete geçirmekte daha etkilidir, bazıları ise paylaşma isteğini olumsuz etkiler. Bazı duygular ise harekete geçiricidir ve paylaşma isteğini tetiklerler. Bu yüzden insanları içeriğinizi paylaşmaya yönlendirmek amacıyla onları heyecanlandıracak, şaşırtacak ve güldürecek olan duygularına hitap edecek çeşitli yollar bulmanız gerekmektedir. Aslında kitlenizi negatif bazı duygularını tetikleyerek de – kızgınlık, korku gibi- içeriğinizi paylaşma konusunda belki de daha fazla yönlendirebilirsiniz ancak mutsuzluk ve üzüntü paylaşma oranlarını düşürecektir ve bu markanızı teşvik etmek için doğru bir yöntem değildir.

Berger’in sunduğu bir başka örnek de İngiltere’nin Yetenek yarışması olan ‘Britain’s Got Talent’da performans sergileyen ve kısa sürede hızla yayılan videonun kahramanı Susan Boyle’un yarattığı duygusal içeriktir. 47 yaşında, tombul ve gösterişsiz bir bayan olan Susan Boyle, temiz, ve titiz görüntüsüyle sahneye gelmiş ve her zaman en büyük hayalinin şarkıcı olmak olduğunu paylaşmıştır. İzleyiciler kendi aralarında gülüşüp onu küçümseyerek göz devirmişlerdir. Ta ki Susan Boyle şarkısını söylemeye başlayana kadar. Çünkü sesi muhteşemdir. İzleyiciler onun muhteşem sesi ve yeteneği karşısında duygulanıp ağlamaya başlarlar. Söyleyecek söz bulamayıp adeta çılgınlar gibi alkışlamaya başlarlar. Susan Boyle’un bu videosu programdan sonraki 9 gün içinde 100 milyon kişi tarafından izlenmiş ve paylaşılmıştır.

Dijital pazarlama ile ilgili uzman bir kişiye danışmak isterseniz, 9:00- 18:00 arası çalışma saatlerimiz arasında +90 (212) 243 7991‘i arayarak Cloudnames’e ulaşabilirsiniz. Alternatif olarak, salestr@cloudnames.com adresinden sorularınızı bize yöneltebilirsiniz.

 

4 Halk / Seyirciler

Göstermek için inşa edin, büyümek için inşa edin. İnsanlar diğer insanların yaptıklarına ilgi duyarlar ve onların yaptıklarını yapmayı severler. Doğru olduğuna inandığımız bir grubun parçası olmanın, popüler insanların izinden gitmenin ve onların tercihlerini takip etmenin hoşumuza gitmesi bir yana; bu sosyal paylaşımlar, aldığımız ürünleri tercih etme sebeplerimize de yön verir.

Sizin ürününüz kendi kendisinin reklamını yapabiliyor mu? Yapamıyorsa, size özel olan bir şeyi halka açık/halka dönük bir hale nasıl getirebilirsiniz? Bu işin formülü aslında, insanların sizin ürününüzü giydiğinde onu gururla taşımasını ya da o ürüne sahip olmaktan dolayı duydukları gurur ve mutluluğu diğer insanlarla paylaşıp onları da bu ürüne sahip olma konusunda isteklendirmelerini nasıl sağlayacağınızı keşfetmekte yatıyor.

Kendisinin tanıtımını yapabilen ürünlere en iyi örnek Livestrong kol bantlarıdır. Lance Armstrong ve ürün sponsoru Nike, ürünün piyasaya sunumu yapılmadan önce tutup tutmayacağı konusunda şüphelere sahiptiler. Ancak sarı bilekliklerin bir tanesini 1 Dolardan satışa sundular. Bütün kazanç bir kanser kuruluşu olan ‘Lance Armstrong Vaktı’na gidecekti.

Berger şunu da ekliyor verdiği bilgilere; Nike bu sarı bilekliklerden 5 Milyon tane hazırlamış olmasına rağmen, talebi karşılamak için bu miktar tahmin edilecemeyecek kadar yetersiz kalmıştır. Bu sarı bantlar hemen hemen her kıyafet ile uyum sağlayabilecek ve uzun yıllar kullanılabilecek renkte tasarlanmıştır. Ürün beklenilenden çok daha fazla talep görmüş ve 85 milyondan daha fazla bileklik satılmıştır. Alt tarafı küçük, sarı bir plastik için hiç fena değil, değil mi?

 

5 Kullanılabilirlik Değeri

Kullanılabilirlik değeri, kullanabileceğiniz haberlerdir. Kullanılabilirlik değeri, faydalı içerikleri paylaşmakla ilgilidir. İnsanlar birbirlerine yardım etmeyi severler. Eşimize dostumuza faydası olacak her türlü tavsiyeyi vermeyi ve onlarla sahip olduğumuz bilgileri paylaşmayı severiz.

Peki, sizin ürününüzden bahsetmek insanların birbirlerine yardımcı olabilmesine katkıda bulunur mu? İnsanların neden sizin ürününüzü alması gerektiği fikrine odaklanıp, her ürünü cazip ve kullanışlı kılan bir tarafı olduğunu ve bu tarafın sizin ürününüzde ne olduğunu tespit ederek kendi ürününüzün kullanılabilirlik değerini belirlemeniz gerekir.

Burada asıl zor kısım ürününüze atılım yaptırabilmektir. Bilgi ve tecrübeleri insanların paylaşmaktan keyif alacağı şekilde sunmak ve ürün değerinin altını çizerek insanlara iletebilmek için ne yapmak gerekir?

Bu aşamada, promosyonlar şaşırtıcı derecede etkili olabilmektedir, bunun yanında beklentileri aşmak da paylaşımı artıracaktır. İnsanlar fiyat üzerinde anlaşma yapmayı severler. Araştırmalar da gösteriyor ki, insanların bir ürünü aldıklarında onu orijinal fiyatından daha uygun fiyata elde etmiş olmaları ve kendilerini bu konuda başarılı hissetmeleri çok önemlidir. İnsanları ürününüzü almaya yönlendirmek için, alıcı kitlenizin referans alım gücüne ve ürününüze biçeceği mali değere dikkat ederek onlara orijinal fiyatınızdan isteklerine uygun bir miktarda indirime gittiğinizi hissettirmeniz gerekir.

‘100’ün Kuralı’na göre anlaşmanın içeriğinden çok kulağa nasıl geldiği önemlidir. 50 lira değerindeki bir üründe 10 lira indirim yapıldığını söylemek yerine, 100 liralık bir üründe 20 lira indirim yapıldığının söylenmesi daha etkilidir. Aynı şey 2000 liralık bir üründe %10 indirim demektense 200 lira indirim yapıldığını söylerken de geçerlidir. Yani, ancak indirilen miktar 100’ü üzerinde ise indirim miktarını paylaşmak, 100’ün altındaysa indirimin yüzde değerini paylaşmak daha etkili olacaktır.

 

6 Hikayeler

Bilgiler, adeta hikâyeler gibi ağızdan ağıza, kişiden kişiye aktarılırken şekil değiştirirler. Hikâyeler; televizyonlar, gazeteler ya da radyonun kullanımından çok önce eğlence amaçlı kullanılırlardı. Bizim okuduğumuz, duyduğumuz, anlattığımız pek çok hikaye aslında yıllar öncesinde daha yazıya dökülmeden nesilden nesile anlatılarak aktarılmış olan çok eski hikayelere dayanmaktadır. ‘Trojan Horse’ ya da çocuk masalları buna örnektir.

İnsanların bu şekilde ağızdan ağza hikâye anlatmasının sebepleri benzerdir. Bu sebepler, sosyal geçerlilik, duygular ya da kullanılabilirlik değeri olabilir. Ama her şeyden önemlisi, hikâyeler bilgi taşır ve bilgi aktarırlar. İnsanların paylaşmaya uygun görecekleri, paylaşmak isteyebilecekleri hikayelerin içine anlatmak ve yaymak istediğiniz içeriği nasıl harmanlayabilir, tek bir hikaye ile en fazla bilgiyi nasıl doğru şekilde aktarabilirsiniz?

Unutmayın ki mesele sadece hikayenizi geniş kitlelere yaymak değil, aynı zamanda bunu ürün değerinizi artırmak için de kullanabilmektir. Hızlı şekilde yayılan pek çok içerikte her ne kadar izleyici beğeni gösterip paylaşsa da, ürün ile içeriğin özdeşleşmesi konusunda problem var ise, marka için ürün değeri yaratılamamış olacaktır.

 

 

 

conragiousOkunması Gereken

Pek çok pazarlamacının hayali hızlı şekilde yaymayı başarabileceği içeriği oluşturabilmektir.

Jonah Berger tarafından yazılmış olan “Contagious – why things catch on” içeriğinizi hızlıca yaymayı başarabilmeniz için bilmeniz gerekenleri öğrenmek istiyorsanız mutlaka okumanız gereken bir kitap. Israrla tavsiye ediyoruz!

 

Cloudnames’te ne yapıyoruz

CNcanhelp

Cloudnames çevrimiçi kanallarda en iyisini yapabilmeniz için ihtiyacınız olan her şeyde yardımcı olabilir, tüm dijital stratejinizi, web sitenizi, sosyal medya profillerinizi, dijital pazarlamanızı ve tüm karmaşık teknik detayları online kazancınızı etkili biçimde büyütmek için yönetebiliriz.

Web sitenizin yönetimini devralıyor ve düzenli aralıklarla güvenlik ve güncelleştirilmesini de sağlıyoruz. Arama Motoru Optimizasyonu, Arama Motoru Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlama ve ihtiyacınız olan diğer tüm Dijital pazarlama kampanyalarında sizlere yardımcı olabiliriz.

 

 

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

 

Sosyal Medya pazarlaması ilgileniyorsanız lütfen bloğumuzu takip edin. Sizin dikkatinizi çeken viral kampanyalar hangileri oldu? Yorumlarınızı bizimle ve aşağıdaki ikonları kullanarak arkadaşlarınızla paylaşın. Unutmayın paylaşmak umursamaktır!

Recent Posts

Leave a Comment

Start typing and press Enter to search

Mark Zuckerberg Dünyayı değiştirmeyi hedefliyor