Sosyal Medya Sömürüsü

Eskilerin dediği gibi: “Adama balık ver, bir günlüğüne karnını doyurursun; balık tutmayı öğret, yaşam boyu onu doyurmuş olursun”. Günümüzde dijital dünyanın inceliklerini bildiğini iddia eden bir çok “uzman” ortalıkta dolaşıyor, fakat bu, en iyi yaptıkları işin dijital sahayı sömürmek olduğu gerçeğini de değiştirmiyor.

Pazarlama, satış, halkla ilişkiler ve iletişim, sosyal medyanın en güçlü olduğu alanlardır. Bir çok reklamcı, pazarlamacı ve uzman, bu uçsuz bucaksız alanda kendi gündemlerine fayda sağlamak üzere oluşturulmuş alt mesajlarla bu platformları kirletmeye devam ediyor.

 

İyi bir şey yapacaklarına daha fazla zarar vermenin yanında, başa çıkılması zor trendlerle de biz kullanıcıları karşı karşıya bırakıyorlar. Bu tür sosyal medya uzmanlarından ya da önde gelen araştırma enstitülerinden bazıları, kullanıcıların devamlı olarak gereksiz reklam ya da içerik ile maruz kalmalarına sebep oluyor.

 

Genellikle buradaki amaç ya daha fazla gelir elde edebilmek ve kullanıcıları bir çeşit sosyal deneye tabi tutmak, ya da kamuoyunu ve onun davranış biçimlerini kontrol altına alarak siyasi, ekonomik ve finansal ön yargılara nüfuz etmeyi sağlamaktır.

 

 

Sosyal Medya ve İnsan Zihni

Sosyal Medya’nın insan beynine olan etkisiyle daha şimdiden bir çeşit ontolojik değişimle karşı karşıya olduğumuz aşikar. Son araştırmalar, sosyal medyayı sık sık kullanan insanlarda aynı anda birkaç görevi yerine getirme, sosyal etkileşim ve odaklanma gibi zorluklar yaşamaya başladığını gösteriyor ki bu beceriler her şeyden önce insanın varoluşunu diğerlerinden ayırmada önem taşımaktadır.

 

Sosyal Medya insan beyni ve davranışlarını büyük oranda etkiliyor.

Sosyal Medya insan beyni ve davranışlarını büyük oranda etkiliyor.

 

Bunun yerine ise sosyal medya bizleri ben merkezci, bencil, düşüncesiz hale getirmenin yanında pazarlamacı ya da reklamcılar için sömürmeye açık bir kapı bırakan insanlardaki bu ilgi odağı olmayı isteme güdüsünü geliştiriyor. Böylelikle bu reklamcılar ve pazarlamacılar ürün satarken insanların bu bilinç yönlerini kullanmaya yöneliyorlar.

 

Örneğin, video içeriği pazarlaması artık günümüzde sosyal medya üzerindeki en etkili trendlerden biri haline geldi diyebiliriz. Fakat araştırmalar gösteriyor ki sosyal medyanın en popüler alanlarından biri olmasına rağmen, bu video görselleri aynı şekilde en yıkıcı ve en ilgi dağıtabilecek içerikler haline de geldiği de bir gerçek ki bu kadar popüler olmasının da başka bir açıklaması olamaz!

 

On yıl önce bir kişinin dikkat süresi ortalama olarak 12 dakika kadar sürebiliyordu. Sosyal medya ve uzun süreli internet kullanımı, günümüzde gençlerimizin daha kısa dikkat süresine sahip olduklarını gösteriyor. Bunların %25’i isim ya da yakın arkadaş ve akrabaları ile ilgili pek çok detayı hatırlayamıyor bile. Hatta %7’sinin zaman zaman kendi doğum günlerini dahi unuttukları görülüyor.

 

 

 

Yaşça daha büyük ve daha sorumluluk sahibi jenerasyon ise, sosyal medya kullanımının yarattığı dikkat dağınıklığıyla zaman zaman ocakta bir şeyler unutmak gibi gündelik kazalar yaşadıklarını belirtiyor. Geçen seneye ait bir araştırmaya göre ise, konsantrasyon eksikliği yüzünden geçen yıl Birleşik Krallık’ta tam olarak 1.6 milyar pound tutarında evlerde hasar gerçekleşmiş; elbette biz suçlunun kim olduğunu biliyoruz.

 

Sosyal Medya bağımlılığı günlük hayatımıza olumsuz etkileri oluyor.

Sosyal Medya bağımlılığı günlük hayatımıza olumsuz etkileri oluyor.

 

Sosyal Medyanın Etkisi

Bir kişi ne zaman yeni bir göreve başlasa, o kişinin beyni de aynı şekilde yeniden pozisyon alması gerekmektedir. Odaklandığımız iş sırasında, ara vermemize bizi teşvik eden araçlar, üretimimizde kötü etki yaratabilir ki Sosyal Medya dediğimiz araçlar işte tam da bunun için tasarlanmıştır ve tam da bu yüzden o sırada yaptığımız işe doğru odaklanmakta zorlanıyoruz.

 

İnternet kullanmayanlarla kıyaslandığında, internet kullanıcılarının beyinlerinin sorun çözme ve karar verme yetilerini kontrol altında tutan kısımlarında daha fazla aktivite olduğu gözlemleniyor. Sosyal medyanın insanların düşünce yapılarına ve hayatlarına doğrudan olan etkileri açısından bu bilgi önem teşkil ediyor.

 

Unutmayın, 15-20 yıl kadar önce insanlar hala bir başkasından haber almak için uzun süre bekleyebiliyorlardı; e-mail, yaygın bir iletişim yolu değildi. Şimdi ise sosyal medya, ekranın arkasına saklanmak ve yüz yüze iletişimi sınırlamak üzere tasarlanmış oldu.

 

Ofis ortamında çalışıyorsanız eğer, belki de henüz dikkatinizi çekmemiştir, fakat bir saat içerisinde 30-40 defa (her 1.5 dakikada da bir kere) olmak üzere e-mail adresinizi kontrol eden insanların arasındasınız ki bunların %41.6’sı da cep telefonlarından e-mail erişim sağlamakta.

 

Mobil teknolojiler hayatı avcumunuz içine sığdırdı. Bu durum sosyal medya bağımlılığını arttırıyor

Mobil teknolojiler hayatı avcumunuz içine sığdırdı. Bu durum sosyal medya bağımlılığını arttırıyor

 

Her gün sosyal medyada saatlerimizi geçirmenin vücudumuzun en önemli organına bir etki etmeyeceğine inanmak için naif olmak lazım. Bir UCLA araştırması, sadece günün 5 saatini internette gezinmek için harcamak beynimizin çalışma şeklini değiştirebildiğini gösteriyor. Neyse ki beynimiz kendini yeniden yapılandırmaya elverişli bir şekilde çalışıyor, çünkü yaşadıkları deneyimlerin getirdiği adaptasyon süreçleriyle insanlar hiç durmadan değişmeye devam ediyor.

 

Sosyal medya, çocukların ve yetişkinlerin finansal kazanımlar, zihin kontrolü ya da siyasi amaçlarla sömürüldüğü bir yer olmaktan çıkıp güvenli hale getirilmelidir. Kullanıcılarına “seçme” eyleminin önemini hissettirmeli ve yeniden gerçek bir insan olmaları adına aileleri ve yakınlarıyla zaman geçirmeleri için “yalnız” kalmanın önemini vurgulamaları gerekmektedir.

 

İngiltere’de 24 saat süresince sosyal medya kullanmamaları istenilmesi üzerine öğrencilerde, telefon sahibi olmamalarına rağmen telefon titremesi duymak, olmayan bir telefona doğru yönelmenin yanında yerinde kıpırdamadan duramama, huzursuzluk ve artan bir sıkılmışlık hali gibi semptomların geliştiği görüldü.

 

 

Sosyal medyanın etkileri (faydalı ya da zararlı) dikkatli bir şekilde ele alınmalı, özellikle dünya çapında binlerce beyne dağıtılan bir içerik söz konusu olduğunda.

 

İş Hedeflerinde Sosyal Medya

Hevesli bir sosyal medya kullanıcısıysanız, ya da kendi işletmeniz için kazanç sağlayacak ticaret tüyoları elde etmek istiyorsanız eğer, bunu potansiyel müşterileriniz olabilecek kullanıcılara minimum risk teşkil ederek sağlamanız gerekiyor. Öncelikli olarak içeriğinizi listenin en başına çıkaracak bir strateji yaratmanız gerekiyor. Fakat herhangi bir içerik de değil, kilit nokta: Bir değer elde etmek için öncelikle karşılığını vermelisin.

 

Örneğin, üniversite öğrencilerinin %40’ı sosyal medyanın kendi reklamını yapmada en etkili yol olduğuna hemfikirler. Böyle düşünüyorlar çünkü bunun böyle olduğunu bizzat yaşayarak öğrendiler. Bu yüzden size önerimiz hedef kitlenizi belirlemede acele etmeyin ve gereken zamanı bunun için harcayın; onların ilgi alanlarını öğrenin ve kişisel gelişimlerine nasıl katkı sağlayabileceğinizi araştırın.

 

Sosyal Medyanın Analojisi

Örneğin, mıknatıs (reklamları sembolize edecek) ve metal’in (bu da sosyal medya kullanıcılarını simgeleyecek) analojisini ele alalım. Eğer bu mıknatısın tek görevi metali kendisine çekmek ise, mıknatıs tüm gücünü (doğal gibi gözüküyor, ama değil) etrafında çevrili metali çekmek için kullanır.

 

Mıknatıs ne zaman ki istediği amaca ulaşsa ve tüm metale kendi mesajını bulaştırsa, metali gözden çıkaracaktır. Metal daha sonra dağılıp, kendine bulaşan yeni bilgi ile davranış sergilemeye devam edecektir ki metal bu esnada kendisinin yaşadığı bu değişlikliğin farkında bile olmayacak, onun yerine sadece bir süreliğine etkileşime geçtiğini düşünecek. İşte ben bu terime, zoraki doğaçlama ve düşünce adını verdim.

 

Mıknatıs analojisi pazarlama ve müşteri ilişkisi

Mıknatıs analojisi pazarlama ve müşteri ilişkisini çok doğru şekilde anlatıyor

 

Şimdi ise madalyonun diğer bir yüzüne bakalım. Eğer reklamcılar onun yerine bir enerji topu gibi hizmet verselerdi, etrafını çevreleyen metal uzak mesafeden de mesajı absorbe edebilecek ve böylelikle elindeki bilgiyi nasıl kullanabileceğine dair bir seçim şansı da elde edebilecekti.

 

Bu sürece ise ben özgür düşünce ve seçim şansı adını verdim. Peki düşünceleriniz manipüle edilseydi ne olurdu?

 

Sosyalleşme ve Ağ Kurma

Sosyal medya günümüzde hayatımızın büyük bir kısmını kapsadığını söyleyebiliriz; bu yüzden planlı ve yaratıcı doğru adımlar ile siz de sosyal medya başarılarından biri olabilirsiniz. Fakat tüm bu sanal akımın etkisini de unutmamalısınız çünlü “Sosyal medya, sosyal olmak için kullandığımız bir platform. Hepsi bu.” Lon Safko (2010).

 

Örneğin, sabah kalktığınızda ilk yaptığınız şey gazetenizi almak üzere kapıya yönelmek değildir elbet, onun yerine güncel haberleri anında takip edebilmek için refleksleriniz sizi iPad ya da cep telefonunuza yöneltir. İş arkadaşınız ya da yakınlarınızdan biri mesajınıza hala cevap vermediyse, onlara ikinci bir seçenek olarak Facebook üzerinden ulaşmayı denersiniz.

 

Dijital pazarlama stratejinizi geliştirmek için sizin için hazırladığımız ücretsiz rehberimizi indirin

REHBERİ İNDİR

 

Eğer rahatlamak ve müzik dinlemek ya da en sevdiğiniz sanatçının müzik videosunu izlemek istiyorsanız YouTube her zaman artık elinizin altında. Bu platformlar üzerinden sosyalleşmeyi istememizin nedenleri arasında sosyal medyanın bu unsurları yer alıyor. Blog içerikleri ve forumlar sosyal medyanın harika çeşitlerinden bir tanesi, çünkü bunlar makale, resim, video ve diğerleri üzerinde “ne düşündüğünüzü” paylaşma imkanı tanıyor.

 

Hatta iş tecrübelerimiz, eğitim durumumuz, yazdığımız makaleler, şirket, adres, siyasi görüş ve din bilgilerimizi bile paylaşıyoruz, ve bunun yanında bu platformlar iş bulmamıza; şirketlerin de eleman alımında onlara yardımcı oluyor. Sosyal medya ile her şey kolay ve hızlı gerçekleşiyor, bu yüzden onları kötü teşviklerden arındırmalıyız.

 

Sosyal medyanın insan beynine olan etkisi hala popüler bir konu haline gelmemesine rağmen, ortada kullanıcıları korumaya dair bir çok önlem ve güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. Fakat bu önlemler kullanıcıları, pazarlamacılar tarafından yönlendirilmelerini önlemiyor.

 

Sosyal Medya Nasıl İncelenir

Dijital dünyayı ve onun Facebook, Instagram, Twitter, LinkedIn gibi sanal mecralardaki varlığını en iyi incelemenin yolu, bir çok farklı teknik gözlem metodlarından geçmektedir. Detaylı bir şekilde izleyerek, kullanıcısının aktivitelerini iyi belirleyebilir böylelikle günlük yaşamlarında gösterdikleri refleksleri de tahmin edebiliriz.

 

Bu inceleme süreci bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla; davranış, akım ve ilgi alanlarından geçmektedir. Sosyal ağ sitelerinde hali hazırda ücretsiz olarak bulunan bilgi; ve bu bilgi ile varoluşun sanal katmanları arasından gündelik hayattaki alınan kararları ayırt edebiliriz.

 

İnsanlar diğer insanlar ile etkileşime geçmeyi severler. Bu bizim doğamızda var, bu durum aynı şekilde sanal platformlara da elbette yansıması kaçınılmaz. 2010 yılında basılan Sosyal Medya Kutsal Kitabı’nın yazarı Lon Safko, müşteri ve potansiyel müşteriler ile iletişime geçmenin yanı sıra farklı stratejiler öğrenmemiz için: “Tüm hikaye, her bir teknolojinin taktiklerinde yatıyor, elimizdeki tüm araçlar da buna dahil..” şeklinde düşünmemiz gerektiğini ifade ediyor.

 

Örneğin, işletme ya da markanızı global olarak hatta sosyal medya hesabına sahip herkese tanıtımını yapabilme imkanına sahip olduğunuz bir gerçek. Bu da dünyada ortalama 2.1 milyar kadar insanın sizin potansiyel müşteriniz olduğu anlamına gelmektedir. Sadece para ödeyerek ya da bu kanallarda hesap açarak bunu yapabildiğiniz de doğru.

 

Peki bu arzu ettiğiniz neticeye ulaşabileceğiniz anlamına mı geliyor?

 

Facebook’un Sırrı

Örneğin Facebook’u ele alalım, öznesi olduğundan habersiz yarım milyar kadar kullanıcısına deney yaptı. Facebook, 2012 yılında gizlice gönderileri manüpile ederek 700.000 kadar kullanıcısının görmesini sağladı. Facebook, bu deney ile araştırmacılara bu platform üzerinden nasıl duygusal durumların aktarılabilineceğine dair inceleme yapmalarına olanak sağlamış oldu.

 

Paylaşımları değiştirmek ve manüpile etmek; Facebook araştırmacılara hedeflenmiş belirli kullanıcılara belirli içerik sağlanmasına izin verdi. Bu ise, hedeflenen kullanıcıların haber akış sayfalarının, olumlu ya da olumsuz duygusal kelimelere sahip gönderilerin çokluğunu kontrol edilmesine dair, kendilerinin izni olmadan bir takım hilelere başvurulduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacıların bulgılarına göre ise;”duygular, sosyal medya aplarında bir çeşit bulaşıcı hastalık gibi yayılıyor.”

 

Siber suçlar her geçen gün artıyor.

Siber suçlar her geçen gün artıyor.

 

İnsan davranışını anlama ve inceleme için bu araştırmaların önemli olmasına rağmen, insanların özel hayatlarına saygı duyulması gerektiğini savunuyoruz. Facebook, bu tür araştırmaların gün yüzüne çıkmasının ardından pek çok haklı eleştiriye maruz kaldı.

 

Daha da kötüsü Facebook ekibi bu araştırmalarını gizli bir şekilde, yine kullanıcılarının izni olmadan (habersiz özneler olarak) yürütmeye devam edecek ve yanlarında bu sefer büyük araştırma enstitüleri ve diğer idari kurullar olacak.

 

Bu Facebook örneği bizlere niye büyük markaların sosyal medya pazarlamaya bu kadar para döktüğünü açıklıyor, böylelikle bu markalar manipüle edilmeye müsait (özellikle çocuklar) herkesi potansiyel müşteri olarak kullanabiliyor. Fakat Sosyal Medya Pazarlama bu şekilde kullanılmamalı; hem başarısız hem de para kaybına sebep olabilir.

 

Bu kullanım şeklinin etik olmamasının tek sebebi var o da, bazı Sosyal Medya pazarlamacıları ya da reklamcıların bu kanalları suistimal etmesinden ileri geliyor. Sosyal medya üzerinden gerçekleşen bir suistimal durumu ve hukuki olmayan aktivite ya da deneylere tabi tutulmanın etkisi çok dilli bir dalga ile birden fazla kanala doğru yayılma durumuna sahip.

 

Her şey stratejik planlama, gözlemleme ve sosyal medyanın içerisinde sürüp giden akımların bizlere neler söylediğine kulak vermekten geçmektedir. Bu yönlere araştırmalar aracılığı ile daha detaylı bakmak istersek eğer, mutlaka kullanıcılarının izinleri dahilinde bu eyleme başvurmalıyız.

 

Dijital pazarlama stratejinizi geliştirmek için sizin için hazırladığımız ücretsiz rehberimizi indirin

REHBERİ İNDİR

 

Sosyal Veriler

Araştırmacılar, deney süreçlerinde öznelerin haberlerinin olmamasını her daim daha net sonuçlar verebileceğini iddia ederler. Belki de bu doğru olabilir fakat, gözü kapalı bir sınamaya gerek duymadan hala etkili ve yapılabilir bir deney süreci gerçekleştirebilirsiniz.

 

Hatta buna pek çok örnek gösterilebilinir; örneğin bazı deneylerde öznelere yakın zaman içerisinde deney sürecine dahil olacaklarına dair önceden bildirim verilmekte ancak bu sürecin ne zaman başlatılacağı ise gizli tutuluyor.

 

Bunun yanında sosyal verilere vakit harcayarak ve reklam vermek için ses metodunu kullanmak kullanıcıların zihinlerinde güven duygusunu yakalamada en iyi yoldur. Bazı üst düzey şirketler bu metodları kullanmada fazla sabırsız ve fazla tembel davranabiliyorlar. Bu yüzden de dijital dünyayı ve onun sahip olduğu trendleri takip etmek yerine sadece ürünlerini satmak üzere online aktivitelerini gerçekleştiriyorlar.

 

Bir de şu şekilde düşünün; bir sosyal medya kullanıcısı bir reklam içeriğine maruz kaldığında genellikle bu pazarlamacının yaş, cinsiyet, mekan ve ilgi alanları gibi kategorilere uygunuğu söz konusu olan o kişiye ulaşmak için ücret ödediği içindir.

 

 

Bu, bir hesabı elimizde tutabilmek için size vermekte gönüllü olduğumuz gizli bir bilgidir. Bunu yapıyoruz, çünkü bizler insanlar olarak sosyal ağ sitelerinin bizlerin sosyalleşmelerine izin vermelerini önemsiyoruz. Fakat burada unuttuğumuz önemli bir şey var.

 

Her bir canlının bir yaşama şekli bulunuyor. Facebook gibi sosyal medya araçlarının hayatta kalmasının nedeni de insanların doğal güdüleridir; ve bunlar başka insanlarla her daim etkileşimde olmya doğru bizleri yönlendirirler. İnsanlar olmasaydı, Facebook’ta olmayacaktı; belki de başka canlılar başka ihtiyaçlarını gidermek için başka araçları dünyanın hizmetine sunacaktı.

 

Bu yüzden Sosyal Medya’nı zihin kontrolü araçlarının yok olması gerektiğini düşünüyoruz. Google ve Facebook’un insan zihnini manipüle edebilecek araçlar ve deneyler yürütmesi artık bir sır değil; ve bunlar biz kullanıcıların, biz insanların özgür düşünmelerine ve kendi inanç ve kararlarımızı kendimizin seçme şansını elimizden alınmasına sebep oluyor.

 

Bu yüzden sosyal medyanın daha güvenli daha özerk bir şekle doğru evrilmesini umut ediyoruz.

 

Cloudnames’te ne yapıyoruz

Cloudnames dijital pazarlama alanında ihtiyacınız olan her şey için size yardımcı olabilir. Dijital hesaplarınızı, web sitenizi, Sosyal Medya Pazarlama ve diğer tüm karmaşık teknik detayların sizin yerinize yönetimini devralabilir, gelirinizi arttırmak üzere etkili bir büyüme adına size yardımcı olabiliriz.

 

Sadece mobil uyumlu modern bir web sitesi tasarlamıyoruz, müşterilerinizin de talepleri doğrultusunda hizmetler de sunuyoruz. Bunun yanında web sitenizi yönetiyor ve düzenli aralıklarla güvenlik sağlama ve güncelleştirme de sağlıyoruz..

 

Arama Motoru Optimizasyonu, Arama Motoru Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlamanın yanında, e-mail ve banner reklamları gibi diğer online pazarlama kampanyalarıyla da ilgileniyoruz. Bunun yanında dijital gelir elde etmenizde size yardımcı olacak grafik tasarım, fotoğraf, video gibi diğer unsurlar da hizmetlerimiz arasındadır.

 

Bizimle irtibat kurmak için lütfen iletişim adreslerinizi bırakın

İlgilenebileceğiniz Diğer Makaleler

 

Sosyal Medya Pazarlama ile ilgileniyorsanız, lütfen blog sayfamızı takip edin. 2016 yılında Sosyal Medya’da sizce ne tür yenilikler gelebilir? Lütfen aşağıdaki yorum köşemizden bizi bilgilendirin ve ikonları tıklayarak makalemizi arkadaşlarınızla paylaşın. Unutmayın paylaşmak önemsemektir!

Recent Posts

Leave a Comment

Start typing and press Enter to search

Pazarlama Tekniklerinin DeğişimiPotansiyel Müşteriye Ulaşmak için En İyi Yol: Blog