Geleceğe İlişkin Çılgın Ön Görüşler

Geleceğe dair doğru tahminler yapabiliyor musunuz? Falcılık ile ilgili hem kültürel açıdan hem de tarihi açıdan uzun süre önce yerleşmiş bir gelenek var. Bu alanla ilgili yaklaşık 40 farklı yöntem bulunuyor. 1500’lü yıllarda yaşayan Nostradamus’u ve 1996 yılında ölen Bulgar kahin Baba Vanga’yı çoğumuz duymuşuzdur. Bu iki kahinin yaptığı ön görüşler, bugünün dünyasını şaşırtmaya devam ediyor.

Falcılık ya da ön görme, bilim dünyası ve dini otoriteler açılarından kabul gören yetenekler değil. Şüpheci yaklaşanlar, ‘ön görmeler’ batıl inançlarını ya da hayal güçlerini anlatan insanlar olarak gördüklerini açıkça belirtiyorlar.

Bununla birlikte; yüzyıllar önceden bilinen ön görüşler, mitler ve mucizeler hakkında -tarihe geçmiş birçok olay bulunmakta. Örneğin bilim tarafından açıklanamayan doğaüstü olaylar bulunmaktadır. Bunun en büyük sebebi ise, bu tarz şeyler alışılageldik olmamasından dolayıdır.

Dünya üzerinde açıklanabilen tüm olaylar “normal” olarak değerlendirilir, paranormal ise -kanıtlanabilirin dışında kalan ve haliyle inanması daha zor olan olayları tanımlamakta. Hayaletler ve Dünya dışı varlıklarla iletişim gibi doğa üstü olaylar da bu tanımın içerisine giriyor.

 

Dijital pazarlama stratejinizi geliştirmek için sizin için hazırladığımız ücretsiz rehberimizi indirin

REHBERİ İNDİR

 

Falcılık

Screen Shot 2016-08-04 at 12.27.25İlk medeniyetlerde en popüler olan falcılık astronomiydi. Astroloji eğitimi alanlar; gök cisimlerinin bulunduğu konumların, günümüzdeki ve gelecekteki hayatımızla ilgili bazı öngörüler sağlayabileceklerine inanırlar.

Nostradamus’ın, kehanet kitapları oldukça ünlü. Kendisi fransız bir eczacığdı; kitabında öldükten yüzyıllar sonra gerçekleşen bazı kehanetler vardı, bazı örnekler; Büyük Londra Yangını, Fransız İhtilali, Napolyon’un yükselişi, Hitler rejimi, ikinci Dünya savaşı ve Atom bombası. Tüm bu ön görüşleri yüzyıllar önce yazdığı “Les Propheties” (1555) isimli kitabında söz etmiştir.

Peki tüm bu olayları nasıl bildi, doğaüstü güçleri var mıydı?

 

Kahinlik (Ön görüşler)

Dünyada birçok kişi Nostradamus’u bir kahin olarak tanımlar. Kahinlik terimi Fransızcada “clairvoyance“ olarak geçer ve anlamı “açık görüşlülük”tür. Bu tabir aslında güçlü bir altıncı hissi tanımlamak için kullanılabilir. Bu da gelecekte olan olayları fiziksel ipuçlarından ziyade, zihinsel bir yetenekle kestirebilmek demektir.

Nostradamus gerçekten objeleri, mekanları, kişileri ya da olayları tamamen zihinsel güçlerle öngörüyor olabilmesi gerekiyor bu durumda. Bilimsel araştırmalar ise bu tarz bir gücün olabilme ihtimalini reddetmenin yollarını buluyor.

Nostradamus’un bu yetenekleri gerçek değilse; gelecekteki olayları net şekilde nasıl tahmin edebildi?

Açık görüşlülük’le ilgili dünya çapında yapılan binlerce farklı araştırma bulunuyor; ama henüz somut bir sonuç bulunabilmiş değil. 1988 yılında Amerikan Uluslararası Araştırma Derneği parapsikoloji ile ilgili yaptığı araştırmada şunu açıklamıştır; “Yaptığımız 130 yıllık araştırma süreci sonucunda Parapsikoloji olayları ile ilgili hiçbir somut kanıt bulamadık.”

Peki Baba Vanga’yı araştırmayı neden düşünmediler? Yaptığı tüm ön görüşleri insan aklının almayacağı oranda gerçek oldu.

 

 

Baba Vanga

Screen Shot 2016-08-04 at 12.30.21Geçtiğimiz zamanlarda sosyal medya akışında 1911 doğumlu Baba Vanga ile ilgili birçok haber paylaşıldı. Görme engelli olan Bulgar Kahinin yaptığı ön görüşleri yaklaşık %85 oranında gerçek olduğu kabul edilir. 1996 yılında ölen BV, ölümünden önce öldüğü tarihi gün- ay ve yıl olarak bildiğini de ekleyelim.

Baba Vanga’nın hem bu dünyada hem de daha ötesinde gelecekle ilgili kehanetlerini öğrendiğimde; Galaksiler arası bir uzay bilimkurgu -kitabının ‘içindekiler’ bölümünü okumuş gibi oldum.

Ön görüşler nedir?

Hiç, bir futbol takımının kazandığı maç sonucunu bilmiş miydiniz? -Buna ‘iyi tahmin’ diyebiliriz. Peki ama, bir futbol takımının bundan 20 sene sonraki maçın sonuçlarını tahmin edebilir misiniz? Bunlarla beraber hangi takımla oynayacağını, golleri kimin atacağını, hangi tarihte oynayacağını ve hatta kaç gol atılacağını bilebilir misiniz?

Bu durumu kehanet yada basitce ‘ön görüş’ olarak adlandırılır. Kehanet yada ön görme -uzun bir zaman içinde olacakları önceden bilebilmek demektir.

Biz insanlar günlük konuşmalarımız arasında, kendi hayatlarımız hakkında -ya da dünyada gerçekleşen olaylar hakkında sürekli, çeşitli ön görüşlerde bulunuyoruz. Bir olayla ilgili, olabilecek tüm sonuçları tahmin ediyoruz, inanıyoruz, savunuyoruz, gözlemliyoruz -ve sonunda bunların gerçekleşmesini sabırsızlıkla bekliyoruz.

İnsanoğlunun doğal davranışlarının altında içgüdüsel bir taraf vardır. Bazı davranışlar geleceği değiştirmek için -şimdiyi gözlemlemek gibi birtakım refleksler içerir.

Bilim insanları bu içgüdülerin altında yatanları araştırdılar ve fonsiyonları ile ilgili bir hipotez geliştirdiler. Fakat, birçok içgüdümüzün evrimsel bir gizemin sonucunda oluştuğu düşünülüyor.

Geleceği öngörme yeteneyimizin hayatta kalma içgüdümüzün sonunda geliştiğini düşünüyorum. Kötü bir durumu önlemek için öncelikle ne olacağını bilmemiz gereklidir.

Kendi kurguladığımız ve kendini gerçekleştiren kehanetler üretiyoruz; ve kendi hayatımızı bu ön görüşler doğrultusunda yönlendiriyoruz.

Aslında tüm bunlar birer zihinsel oyun. Bu oyunda ‘gerçek sonuç’ ‘muhtemel sonuca’ karşı. Ve iki yarışmacının kazanma şansı %50. Yani biz aslında olasılıkları keşfediyoruz. İyi sonuca ulaşmak için farklı olasılıkları test ediyoruz. Böylece hayatımızın yönünü değiştiriyoruz.

 

 

Falcılar

Screen Shot 2016-08-04 at 12.42.48Ülkemizdeki birçok yerinde kahve falı bakılıyor hatta fala inanma falsız da kalma diye bir söz bile var.

Bunların dışında el falı, tarot falı, yaprak falı gibi birçok farklı fal çeşidi de bulunmakta. Örneğin Sylvester Stallone’nin biricik annesini ele alalım, kendisi insanların poposuna bakarak geleceğiyle ilgili tahminler yapan bir rampoloşist olduğunu iddia ediyor.

Nostradamus

Nostradamus 11 Eylül olaylarını şöyle tabir etmiş;

“Kırk beşinci enlemde gök yanacak,

Ateş büyük yeni şehre yaklaşacak

Dağınık büyük alev sıçradığı zaman

İstenirse Normanlar kanıt olacak.”

The Prophecies of Michel Nostradamus: Century 6 Quatrain 97

 

İlk okuduğumda bana çok birşey ifade etmemişti. Güneşin (ya da patlayıcıların) yeni bir şehirde yanacağı, alevlerin ortalığa saçılacağı ve bunun da bazı gruplar tarafından yapılacağını belirtiyordu.

Charles E. Anzalone tarafından yazılan “Orion’s Highway Across the Galaxy’ kitabında 11 Eylül olaylarını bu dizelerle bağlayan bir bölüm bulunuyor:

“16. Yüzyılda Normanlar Fransa’nın kuzeybatısında yaşamaktaydı. İngilizlerle mezhep farklılığından dolayı anlaşamıyorlardı. Ve diğer bazı ülkelerde Norman’larla anlaşamıyorlardı. (Buradaki Normanlar ile Amerikalılar ilişkilendiriliyor. 11 Eylül olaylarının olduğu dönemde de Amerika’ya karşı teröristler üzerinde oluşmuş bir nefret bir algı bulunuyordu)”

Peki bu dize bu olay için yazılmış diyebilir miyiz? Bana kalırsa bu dizeyi günümüzde yaşanan tüm terör olayları ile ilişkilendirebiliriz. Ama yine de 460 yıl önce yaşanacak bu olayları tahmin edebilir miydi?

İlgili kehaneti Dünya üzerinde olan herhangi bir tarihteki bir olay için geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Ama kehanetten çıkardığımız bir sonuç var; Nostradamus Dünya üzerinde barış içinde geçecek bir zaman olmadığını öngörüyor.

Baba Vanga

Biraz da Baba Vanga üzerinde  konuşalım. Her şey bu konuda daha da ilginç hale geliyor. Örneğin, 2016 yılında Avrupa’nın çökeceğini öngördüğü bir kehaneti var.

Avrupadan geriye kalacak yaşamın olmayacağı boş araziler olacağını ön gördü. Ayrıca radikaller tarafından Avrupa üzerinde kimyasal silah kullanılabileceğini de söylemişti.

Bana göre, İnsanoğlu kimyası gereği aşk ve tutku doludur, bu yüzden sonumuzun kitlesel bir yıkım sonucu geleceği fikrini benimseyemiyorum.

Ama güncel olayları incelediğimizde; hepimiz Baba Vanga’nın kehanetlerinde doğruluk payı olabileceğini düşünmüyor muyuz?

Baba Vanga’nın bir başka kehaneti ise organ klonlamasının 2046 yılında en popüler ve ucuz medikal operasyon yöntemi olucağını tahmin etdi. Baba Vanga 1996 yılında öldü, ve bununla ilgili yapılan ilk resmi açıklamanın tarihi ise 2014 yılında oldu. Organ nakli ve organ klonlama ile ilgili olumlu bilgiler gelmeye devam ediyor.

Screen Shot 2016-08-04 at 13.08.15

Bilim adamları 75 yaşındaki İngiliz ve emekli bir adamdan başka vucüdlarda gelişebilecek deri hücresi buldu ve geliştirdi. Bu gelişme sayesinde deri nakli başta olmak üzere Parkinson, kalp hastalıkları, omurilik sakatlanmaları, skleroz gibi birçok hastalığın tedavisini daha kolay hale getiriliyor.

Bu konudaki araştırmalar halen devam ediyor. 2046 yılında organ klonlamanın kullanımının yaygın şekilde yapılabileceğini şu an öngörebiliriz. Yani Baba Vanga bu kehanetinde haklı çıkacak gibi görünüyor.

Sualtı Medeniyetleri

Baba Vanga’nın bir sonraki kehaneti ise muhteşem. 2130 yılına kadar insanlığın uzaylılar sayesinde su altında yaşamayı öğreneceğini ve sualtında yeni bir medeniyet kurulacağını öngörüyor.

Bu konu beni çok ilgilendiriyor, çünkü uzayda hayat ve Ufo’larla ilgili çok araştırma yaptım. Bu araştırmalarım sonucunda 1900’lü yıllardan kalan kaynaklarda Dünya dışında varlıklarla ilgili haberler olduğunu okudum.

Birçok bilim insanı ve uzay bilimcisi -uzayda ve diğer gezegenlerde yaşam olduğuna inanıyor. Tarihte geçen bazılar ise, diğer gezegenlere seyahat etmek mümkün olmamasına ramen (ve radyo keşfedilmemişken) uzaylılarla iletişim kurabiliyormuş gibi görünüyorlardı.

Bazı teoriler uzaylıların zaten aramızda olduğu ve şu anki teknolojiyi geliştirmeyi bize öğrettiğini söylüyor.

Sualtında Yaşam

1 Haziran 2014 gününde ünlü sualtı araştırmacısı Jacques Cousteau’nun torunu Fabien Cousteau, Florida’da kalan en son sualtı yaşamı araştırma laboratuarı Aquarius’a dalış yaptı. 31 gün boyunca bu sualtı yaşam ortamında kaldı, 50 yıl önce dedesinin ve ekibinin sualtında geçirdiği zamandan 1 gün fazla. O günden sonra; kaynağı durdurulana kadar olan süreçte Dünya’nın farklı coğrafyalarında denizaltı yaşam alanları kuruldu, Aquarius ise son kalan denizaltı yaşam alanıydı.

Screen Shot 2016-08-04 at 13.10.14

Peki bir sualtı araştırmacısı sonsuza kadar denizaltında yaşayabilir mi? Eğer onlar yaşayabiliyorsa biz de tabi ki yaşayabiliriz. Uzmanlar şöyle diyor: “Her nefeste alınan yoğun hava ve oksijen dolaşım sistemine hayati zarar verecektir”. Baba Vanga ise bu sorunu uzaylıların yardımının bu sorunu çözeceğini düşünüyor. Yani endişe etmeye gerek yok.

Uzaylı Medeniyetleri

Tarihçiler ve arkeologlar; insanlıktan önce Dünya’da yaşayan uzaylıların Dünya’yı terk etmeden önce tüm yapıları yıktığını, arkalarında kanıt bırakmak amacıyla Piramidleri ve İngiltere’deki StoneHenge’i bıraktıklarını düşünüyorlar. Piramitler özelinde konuşursak, bu yapının insan yapımı olması mantıksal mümkün gözükmüyor bu nedenle uzaylılar tarafından yapıldığı düşünülüyor.

Screen-Shot-2016-08-04-at-13.11

Bu konuyla ilgili bir çok kitap okudum. Ve, uzmanların görüşleri çoğu zaman ‘Dünya’da uzaylı bulunmuyor ama teknolojileri burada’. Görünüşe göre, uzaylılar bu teknoljiyi Kuantum teleportasyonu adı verilen bir yöntem ile uzaktan kontrol edebiliyor.

Teleportasyon bir çeşit iletişim şekli. Bu iletişim sistemi sayesinde herhangi bir fiziksel iletim olmadan bir yerden diğerine iletişim kurulabiliyor. Aynı Star Wars’ta olduğu gibi.

Gelelim Baba Vanga ile ilgili son bir kehanet paylaşacağım; bu kehanete göre 3797 yılında Dünya’nın sonu gelecek. Bu tarihte Dünya’daki her şeyin sonu gelecek. Yine de bu tarihte  insanlık başka bir gezegene göç etme kapasitesine ulaşmış olacak.

Screen-Shot-2016-08-04-at-13.13

Tim Urban “Spacex Mars’ı nasıl kolonize edecek” isimli makalesinde şöyle diyor; “…binlerce yıllık uzay ve insan ilişkisinin temeli merak ve gözleme dayanıyor. İnsanlığın bu Dünya’dan ayrılıp başka bir gezegende yaşamını sürdürme olasılığı insan ruhundaki keşfetme tutkusuna bağlıdır.”

Uzayda yaşamla ilgili birçok ülkenin yürüttüğü çalışmalar bulunuyor, en son haberler Mars’ta su bulunduğuyla ilgili, yani yakın gelecekte Mars’ta koloni kurma düşüncesi gerçek olabilir. Baba Vanga’nın bir diğer teorisi de bununla ilgili. Gelecekte Mars’taki kolonimiz Dünya’dan bağımsız olmak isteyecekmiş. Şimdi düşününce çılgınca geliyor ama neden olmasın?

Oksijen, ısı, su ve yemek stoklamasıyla insanoğlu uzayda ya da denizde yaşamını sürdürebilecekmiş gibi görünüyor. Mesela şu anda Uluslararası Uzay Istasyonunun enerjisi güneş panelleri ile sağlanmakta, yemekler ise düzenli olarak uzaya gönderilen araçlar vasıtasıyla, su ve oksijen ise istasyondaki özel makineler yardımı ile üretiliyor. Kısacası Baba Vanga’nın kehanetleri şimdiden gerçekleşmeye başlamış.

Cloudnames’te ne yapıyoruz

CNcanhelp

Cloudnames çevrimiçi kanallarda en iyisini yapabilmeniz için ihtiyacınız olan her şeyde yardımcı olabilir, tüm dijital stratejinizi, web sitenizi,sosyal medya profillerinizi, dijital pazarlamanızı ve tüm karmaşık teknik detayları online kazancınızı etkili biçimde büyütmek için yönetebiliriz.

Web sitenizin yönetimini devralıyor ve düzenli aralıklarla güvenlik ve güncelleştirilmesini de sağlıyoruz. Arama Motoru Optimizasyonu, Arama Motoru Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlama ve ihtiyacınız olan diğer tüm Dijital pazarlama kampanyalarında sizlere yardımcı olabiliriz.

 

 

 

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama ile ilgileniyorsanız lütfen blog sayfamızı takip edin. Facebook’un haber akışı algoritmalarındaki güncellemeler sizin kullanımınızı etkilediğini farkettiniz mi? Lütfen yorum köşemizden bizi bilgilendirin ve aşağıdaki ikonu tıklayarak makalemizi arkadaşlarınızla paylaşın. Unutmayın, paylaşmak önemsemektir!

Recent Posts

Leave a Comment

Start typing and press Enter to search