Daha İyi Yaşam için Daha İyi Politikalar

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan ekonomik yıkımı onarmak üzere kuruldu. Bu kurum, yoksulluk ya da çevresel sorunlar gibi dünyanın genel sorunlarına bir çözüm sunmak üzere devletlerin işbirliği yapabileceği, ortak bir mutabakat sağlayabileceği bir platform sunmaktadır. Peki bu sorunlar çerçevesinde Türkiye ne durumda?

by Leyla Ok

 

Bir İngiliz olarak geçen yıl çalışmak için Londra’dan Türkiye’ye taşınmaya karar verdim. Geldiğimden beri insanlar bana “Niye Türkiye’ye geldin?” gibi sorular yöneltebiliyor. Ben ise bunu biraz garipsemiyor değilim. Sonuç olarak, buraya gelmeyi planlarken aklımda hep yeni bir deneyim kazanmak vardı, Cloudnames gibi bir şirkette çalışma fırsatı da elde edince bu geçişe ben de dur diyemedim.

 

Ailem Türkiye’de doğduğu için buranın hayat şartlarını merak ediyor, bu ülke ile ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyordum. Belki de isteğim bir çeşit vefa borcu ödeme gibi bir şey de olabilir.

 

Cloudnames dört yıl önce hayata adım atmış yabancı bir şirket olmasına karşın, Türkiye’de daha yeni kuruldu. Şirketin burada büyümesi ve gelişmesi için göz önünde bulundurulması gereken pek çok faktör bulunuyor; sonuç olarak yaşamsal faaliyetlerimizin pek çoğu Türkiye şartlarıyla doğru orantıda devam ediyor.

 

İki hafta önce ofisimize sadece yirmi dakikalık bir mesafede yer alan Sultanahmet’te çok üzücü bir olay gerçekleşti; tüm Cloudnames ekibi olarak bundan çok etkilendik. Bu olay karşısında tüm Türkiye hem yasa boğuldu, hem de geleceklerinin belirsizliği ile umutsuzluğa kapılmıştı.

 

Sultanahmet camisi

Sultanahmet camisi

 

Turizm sektöründe çalışan Fransız bir arkadaşım, ülkenin sahip olduğu ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın halkın genel manevi durumlarının büyük yara almasına neden olduğundan bahsetmişti. Dışarıdan bakan biri olarak arkadaşım: “İnsanların bu kadar kopuk olmalarını anlayabiliyorum, sonuç olarak hem gün geçtikçe gelecekleri daha da belirsiz hale geliyor, hem de bu konuda onlara yardımcı olması gereken devlete de güvenmiyorlar.” şeklinde hislerini ifade etmeye çalıştı.

 

Bu sözler beni de endişelendirmişti; acaba Türkiye nereye doğru gidiyor? diye kendi kendime sormaya başladım. Elbette ki en doğru cevabı OECD’den alabilirdim; global olarak faaliyet yürüten bu kuruluş, “daha iyi yaşam için daha iyi politikalar” sağlamaya kendini adamış programlar yürütmektedir.

 

OECD, gerçek hayatlardan deneyimler ve kesitler sunarak insanlarda farkındalık yaratmayı sağlıyor. Edindikleri bilgi ve deneyimler ile “insanların hayat kalitesini arttırmaya yönelik yeni politikalar üretmede” devletlere tavsiyelerde bulunuyorlar.

 

 

Daha da önemlisi OECD, demokratik kurumlar ile desteklenen piyasa ekonomisine kendisini adamış ve faaliyetlerini vatandaşların refah durumu üzerinden yürütmektedir. Adil ve şeffaf bir toplum yaratmayı yok sayan teröristler, vergi kaçakçıları, sahtekar iş sahipleri gibi kişilerle başetmek için yola koyuldu.

 

Emin olun bizler de çözümün bir nebze de olsun parçası olup Türkiye’yi doğru yönde ilerlemesi için yardım etmek istiyoruz. İstanbul gibi büyüleyici bir şehirde yaşamak, her daim burada yaşayan güzel insanların ümitleri ve hayallerini hatırlatıyor. İstanbul’un bir diğer güzelliği de diğer illere nazaran daha fazla iş imkanına sahip olmasıdır, fakat bu durum zengin ile yoksul arasındaki bu büyük ayrımın varlığını da ortadan kaldırmamaktadır.

 

İstanbul’da nereye gitsem etrafta özellikle çocukların olduğu bir çok dilenciler ile karşılaşıyorum. Buraya ilk geldiğimde hep cebimde extradan bozuk para taşırdım. Fakat daha sonra farkettim ki bu kadar çok dilenci ve evsiz insana ne kadar para versem de bu sorun çözülmeyecek. Bu yüzden para vermeyi kestim diyebilirim.

 

Maalesef İstanbul'da bu tarz görüntülerle her geçen gün daha çok karşılaşıyoruz.

Maalesef İstanbul’da bu tarz görüntülerle her geçen gün daha çok karşılaşıyoruz.

Türkiye’nin nüfusu 76.9 milyon kadar kişiye dayanmaktadır. OECD, verilen bölge içinde (ülke, bölge, il) yaşayan insanların doğum ya da ölüm oranlarını gözeterek gerçekçi bir şekilde nüfus verilerini oluşturuyorlar.

 

OECD’ye göre, Türkiye’de ortalama olarak her bir aileye iki çocuk düşmektedir, 1950’li yıllardan sonra bu rakam ortalama yarı yarıya düşüş gösterdi. Türkiye’deki kadınların kürtaj hakkı hamileliğin 10. haftasına kadar sürebilmektedir, çoğu kadın ise kendi inançları doğrultusunda bu işlemi gerçekleştirmeye çok sıcak bakmıyor.

 

Aile Planlaması

Kürtaj konusunun bu ülkede bir çeşit tabu olduğunu söyleyebiliriz, gerçi hem kadın hem de erkek cinsiyeti için doğum kontrolü metodları ile ilgili de Türkiye’nin hassas davranmaya devam ettiğini de gözlemleyebiliyoruz.

 

Mesleği hukuk olan diğer bir arkadaşım ise çocuk yapma fikrini aklından tamamiyle çıkardığını geçenlerde bana ifade etti. Ona göre bırakın Türkiye’yi, dünyaya bir çocuk getirme fikri bile korkunç, fakat o ve onun gibilerin endişelerini anlayabiliyorum. Yine de bu sözleri duyduğumda afalladım, çünkü benim gözümde hayata yeni bir canlı getirmek kadar değerli hiç bir şey yok.

 

Buna ek olarak ekonomik ve finansal getiriler yüzünden artık çoğu genç çift, erken yaşta aile kurmaktan kaçınmaya başladı. Türkiye dünya ortalamasında en fazla ekonomik eşitsizliğe sahip ülkelerden bir tanesidir. Aynen Çin’de de olduğu gibi burada da gelir, bireyler arasında eşit dağıtılmıyor.

 

Bu ekonomik eşitsizlik bizlere zengin ile yoksul kesim arasındaki büyük ayrımı; gelir eşitsizliğini, refah ayrımını gözler önüne sermektedir. Çiftlerin çoğu, çocuklarını daha rahat bir ortamda yetiştirmek, onlara daha iyi bir gelecek sunmak için yurt dışında yaşamayı arzuluyor. Örneğin, İngiltere’de büyük bir Türk popülasyonu var.

 

Ülkelerde var olan kötü ekonomik politikalar her daim ülke sakinlerini yaşadıkları yerden ayrılmalarına teşvik eder. Çünkü bu insanların çoğu sosyal güvenlik ya da toplumsal faydadan yararlanarak kaliteli bir yaşam sürdürebilirler.

 

Ekonomik sebepler yüzünden birçok aile dağılma aşamasına geliyor.

Ekonomik sebepler yüzünden birçok aile dağılma aşamasına geliyor.

Sorun şu ki her ülkede bir çeşit işsizlik sorunu bulunuyor. Eğer daha iyi bir hayat için ülkenizden ayrılıyorsanız gideceğiniz ülkede daha iyi iş fırsatları yakalamak için o ülkenin dilini, eğitim sistemine aşina olmak gerekir. Neyse ki diğer ülkelere nazaran Türkiye’de iş arama durumu diğer ülkelere nazaran daha kısa sürebiliyor.

 

İşsizlik

Türkiye’nin işsizlik oranı an itibariyle OECD ortalamasının üzerinde, uzun vadede insanlar iş bulabiliyor bir şekilde. İşsiz insanların olması, insanların iş bulmak için motivasyonlarının olmaması ya da karşılarına iyi fırsatların çıkmadığı anlamına gelir.

 

Kültürel ve geleneksel sebeplerine bakmak lazım işsizliğe sebep olan. Pek çok kadın evlenmeye karar verdikten sonra eğitimlerini yarıda bırakıyorlar ya da okulu bırakıyorlar. Pek çok erkek eşlerinin çalışmalarını kabul etmiyor, ortadan kaldırılması gereken bir mentalite bu.

 

Avrupa’da ve Birleşik Krallık’ta geçinebilmek için iki gelirinizin olması lazım özellikle çocuğunuz varsa. Kadın ve erkek geçinmek için eşit sorumluluk alması demek bu, Türkiye’de çok yaygın olan bir uygulama değil. Ekonomik bağımsızlıklarına sahip olan kadınlar, çalışarak topluma da katkı da bulunur.

 

Türkiye gelişen bir ülke ve katetmesi gereken çok yol var daha. Okuma, matematik ve bilim skorları açısından Türkiye’nin OECD standartlarının çok altında kaldığını biliyor muydunuz?

 

Turizm İstanbul ekonomisinin önemli gelir kaynaklarınadn biri, en son terör saldırılarından sonra gelen turist sayısının azalmasından korkuyorum açıkçası.

 

İşsiz üniversitelilerin sayısı 1 milyona ulaşmış durumda ve 15-29 yaş aralığındaki işsizlik oranı %28.4, bu orana okulu bırakanlar ve vasıfsız elemanlar da dahil.

 

Eğitimin burada çok ciddiye alınmadığını düşünüyorum, vergi mükelleflerinin parasının esas eğitime harcanması gerekiyor.

 

Ancak İyi eğitimli bireyler toplumları ileriye götürebilirler.

Ancak İyi eğitimli bireyler toplumları ileriye götürebilirler.

 

Girilemiyen işler ve kaçan fırsatlardan dolayı pek çok yetenek boşa gidiyor. Ayrıca daha ciddi kültürel engeller de var, gelenekler ve finansal yükler insanların üstüne biniyor.

 

Karaköy’de kahvemi içerken ufak bir kız çocuğuyla karşılaştım, akordiyon çalıyordu annesi etrafta dolaşıp para toplarken. Evsiz gözükmüyolardı, kıza “ neden okulda değilsin diye sordum” bana kırık Türkçesiyle “ okulu seviyoru mama şu anda müzik yapıyorum.” dedi.

 

Genel olraka konuşursak insanların çalışma koşulları oldukça ağır, çalışanların %40.9’u düzenli olarak normal çalışma saatlerinden fazla çalışıyor. Bunu genel olarak aile şirketlerinde ve spesifik sektörlerdeki işlerde görmek mümkün. 24 saat açık işletmeler görmek anormal bir durum değil.

 

taksi

Esas problem, iyi bir kariyer fırsatı elde edemeyen pek çok üniversite mezunu var, bence çok ciddi bir problem. Cloudnames olarak çeşitli pozisyonlarda staj ve iş imkanları sunuyoruz. Koşullar uygun olursa, hayalimiz daha fazla büyümek ve daha çok iş imkanı sunmak.

 

Değişiklikler

OECS, hükümetlere destek olmak amacıyla aşağıdaki alanlarda çalışmalar düzenlemektedir;

 

  • İşlevli hale getirmek üzere pazarın ve kurumlara güven temin etmek.
  • Gelecek için daha sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için daha sağlıklı kamu finansmanlarını yeniden oluşturmak.
  • İnovatif ve çevre ile uyumlu gelişen ekonomiler için yeni kaynaklar geliştirmek ve desteklemek.
  • Yarınlar için her yaştaki insanların üretken çalışabilmeleri için beceri ve hünerlerini geliştirmeye yönelik politikalar tavsiyesinde bulunmak..

 

En kısa sürede ülkenin gelişmesini sağlamak amacıyla daha etkili adımlar atmamızı içtenlikle diliyorum. İster tarım olsun ister tekstil ya da inşaat sektörü, ve pazarda yer alabilmek için bir şansa ihtiyacı olan geleceği parlak bir çok startup’ın bulunduğu bu ülkenin geleceğinde büyük potansiyel bulunuyor.

 

Cloudnames olarak biz tüm startup kuruluşlarının dijital ortamda daha fazla gelir kazanmaları adına onlara harika hizmetler sunmaktayız. Doğru yatırımlarla Türkiye’nin geleceğinin çok daha parlak olacağına yürekten inanıyoruz.

 

Peki Türkiye’nin geleceği hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizle bizi aydınlatabilirsiniz!

 

Cloudnames’te ne yapıyoruz

Online platformda en iyisi olmanız için gereken her şey için Cloudnames size yardımcı olabilir. Dijital hesaplarınızı, web sitenizi, Sosyal Medya Pazarlama ve diğer tüm karmaşık teknik detayların sizin yerinize yönetimini devralabilir, gelirinizi arttırmak üzere etkili bir büyüme adına size yardımcı olabiliriz.

 

Sadece mobil uyumlu modern bir web sitesi tasarlamıyoruz, müşterilerinizin de talepleri doğrultusunda hizmetler de sunuyoruz. Web sitenizin yönetimini devralıyor ve düzenli aralıklarla güvenlik ve güncelleştirilmesini de sağlıyoruz.

 

Arama Motoru Optimizasyonu, Arama Motoru Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlamanın yanında, e-mail ve banner reklamları gibi diğer online pazarlama kampanyalarıyla da ilgileniyoruz. Tüm bunların yanında dijital platformda gelir elde etmenizde size yardımcı olacak grafik tasarım, fotoğraf, video, metin içeriği oluşturma gibi diğer unsurlar da hizmetlerimiz arasındadır.

 

Herhangi bir sorunuz varsa lütfen bizimle iletişime geçin! Çalışma saatleri (9:00 – 18:00) arasında, telefon numaramızdan +90 (212) 243 7991 bizimle iletişime geçebilir ya da e-mail ile sorularınızı doğrudan bize iletebilirsiniz: salestr@cloudnames.com ya da iletişim bilgilerinizi bırakabilirseniz size anında dönüş yapabiliriz.

 

 

 

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

 

Lütfen blog sayfamızı takip edin. Sizin OECD rakalmları ileilgili yorumunuz nedir? Lütfen aşağıdaki yorum köşemizden bizi bilgilendirin ve ikonları tıklayarak makalemizi arkadaşlarınızla paylaşın. Unutmayın paylaşmak önemsemektir!

 

 

 

 

 

 

 

Recent Posts

Leave a Comment

Start typing and press Enter to search

Sosyal Medya’da Daha Fazla Takipçi Edinmenin 5 Yolu